2010
02.19

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Bir kadın tanımıştım,büyümeye dünden hevesli,hayatı kendinden emin gözlerle izleyen, o  izledikçe dünyayı güneş ışıklarını kısıyordu,bir şehre iki ışık fazla geliyordu…biz hayatı birlikte öğrenecektik,hayat ise kaynağı olmayan kitap,yaşadıkça öğrenirsin,düş dükçe tanırsın kendini,aşk denilen bilmeceyi…aslında hiç kimse yanlış olanı sevmez hayatta,yola çıktıktan sonra yanlışın,yanlış olduğunu anlar,sevenin kurban seçildiği masallarda,aşklarımız kan uykusundadır,sevmek için sıradadır insan ,güven ise dönüşü olmayan yoldadır…biz ne zaman büyüdükte bizimle birlikte büyüdü yalanlarımız…düşünmemeliyim ne kaybettiklerimi nede kanayan yanımı,düşündükçe kanar acıyan yaram,canım ise acıyan yanımdadır…

Anlayarak yaşlanıyorum,her anladığımda bir hatanın esiri oluyorum,anladım ki gökkuşağına küsmemeli insan,sonra hayatta renksiz kalabiliyor…seni sonsuza kadar sevebilirdim,sen benim için avuçlarında yalanlar yetiştirdin,bitmek için değil,sonsuz olmak için kurulmuştu tüm düşler,düşler gibi,ömrüm gibi yitik ve yalnızız şimdi,sen köşende elleri yüzene kapanıp bekleyen bir kadınsın,ellerin ellerimde değil yüzünde yaşlanacak şimdi…

Bütün yanlışlıklarımızdan yine bir aşk doğacak kadar seni seviyorum,tek bir söz duymak istiyorsun belkide,yenilginin siyahında zafer çığlığı atma isteği sendeki,unutma en büyük aşklar gurur adına katlediliyor,oysa tüm düşlerimin zehri alınmıştı ve biz şehrimizin en güzel masalıyla aynı yaştaydık…

Ne rüzgara karşı yürümek yordu beni,nede aşka küs yaşamak,sadece sensizlikti belki…sanırım ben ağlıyorum,göz yaşlarım hiç bu kadar ıslak olmamıştı,sen hiç bu kadar uzaklaşmamıştın…her şey bitti,yağmurun bulutuna dönmesi gibi,her şey zor olsa da başladığı noktaya geri dönüyor,üzerimden mor bulutlar geçiyor…evi boşaltıyorum bu gün,eşyaları toplamak,onlara sensiz dokunmak zor geliyor…

Biteceğini bile,bile tekrardan sever miydim diye soruyorum kendime,bunu hiç düşünmeden tekrardan yapardım,ömürlük olmasa da,kısa sürse de seni yine severdim…sessiz düşünme saatlerimde kendime itiraflarım,hatıraları deşme anlarım,kurcaladıkça ortalığa saçılan izler…artık kurtulmalıyım,unutmalıyım seni…bir sabah katlığımda ellerimin çizgisi yeni bir yolu gösterecek,kaderim gözlerimden önce,ellerime vuracak,sana ellerimle susuyorum,eller dokunarak konuşur ya,ben senden uzaklarda,sana dokunamayarak,sana susarak gün eskitiyorum…her yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını gördüğünde beni hatırla,ben öyle yapıyorum,ben yağmurlu bir günde tanımıştım seni…dört günlük yaşarsın aşkı ama bir ömürlük hasretini çekersin…

Bir adam vardı kendini kurumuş bir papatyaya bağlıyarak hayata tutunuyordu,çünkü papatya bir zamanlar sevdiği kadının saçlarını süslüyordu…

a.r.d

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 puanlar, ortalama: 5,00 puan, toplam 5)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

2 comments so far

Add Your Comment
  1. düşünmemek lazım kaybettiktiklerimizi insan o zaman daha çok kanıyor
    her aşk bitmeye mahkum
    düş kadar tatlı olsa da düş-meye mahkum yalnızlığa.
    maharet; gökkuşağı misali rengarek görmekte değil,onun renginde görebilmek hayatı

    siz gurur uğruna kaç aşk katlettiniz?

  2. sadece sustum hepsi bu
    yüreğine kalemine sağlık dostum
    ………………………………………….
    teşekkürler dostum..sevgiler.